Günün Kısa Hikayesi ''Biberon''

Şimdi düşünüyorsunuz " elinde biberonlu bu minik cocuk kim? " diye...
Ne zamandır bu kadar içten gülmüyoruz?
Tüm dünyam biberonum ve annemden ibaret olduğu zamanlardi sanırım...
Her anne anlatir sanirim büyüdüğümüz de çocuğumuzu, ben cok uslu bir çocukmuşum :)
Cizgi film hic sevmezmişim, çok fazla oyuncağımda yoktu parmaklarimla oyun kurabilirdim yada evimizin bahcesinde saatlerce toprakla taşlarla kendime büyük şatolar yapabilirdim.
Zihnimizin en küçük köşelerine gömdüğümüz kocaman anilarimiz var. 
Peki onlar neden orada? 
Vaz mi geçtik acaba özümüzden benliğimizden...
Çok küçüktüm, ablamla bahçede oyuna dalmıştık hava epey karamıştı. Annem bize hep ezan okunduğunda evde olmamızı tembihlerdi... Halbuki o gün ezan okunmus uzerinden saatler gecmisti. Annem cok sinirliydi geldigimizde... Ablamla beni kapinin önüne çıkarmıştı "eve geç geleni almadığını" soylemisti. Hava sogumaya başlamıştı, ablamin hirkasina ikimiz birden sarilmistik. Kapiya vuruyorduk ama annem açmıyordu. Babam arka kapidan eve almıştı bizi...
Ertesi gün annemden özür dileyip gönlünü almıştık. Bir daha eve hiç geç gitmedik , ablamda bende yetişkin bireyler olmuş olsakda eve ezan saatinden önce girmeye çalışırız :)
Hayatimiz yaşadiklarimiz ve aldığımız dersler üzerine şekillenebilir.
             İçinde geçmişinden gelen
biberonlu küçük çocuğun sevgisini taşıyan herkeze bol gülümsemeler ...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu Adam Nereye Bakıyor Bilen Olmadı Daha?