Günün Kısa Hikayesi ''Günkarası''

Günkarası (buluyüzlüörtmen)
"Günkarası" isimi kadar hüzünlü degil hikayesi...
Bir ağaç ne kadar meyve verebilir? Milyonlarca kahkaha sığdırdık dallarinin altina, kimi zaman öfkesine şahit oldu ağacın iri gövdesi, kimi zamanda göz yaşlarına  belki de isimi kadar kara günlere...
Hersey kayisi agacinin altinda baslayip, hersey orada son bulmustu. Pembe düşleri beyaz bir masasi vardi. Annesinin kuruttuğu kayisilari tırtıklamaktı en büyük mutluluğu, teknoloji daha girmemişti onlarin evine... Uzatmak istediği minicik saçları, kayisi agacinin altından uzağa gidemediği büyük hayalleri vardi. Bir televizyonlari bir radyolari vardi muzik onlarin en buyuk eğlencesiydi. Arada annesi un helvasi yapar kayisinin agacinin altindaki beyaz masada oturup yerdi. Ucuz ama büyüktü mutluluklari eş değer değildi pahali markalara Gucci, Matmazelle belki Chanel nedir bilmezlerdi annesinin ördüğü minicik yeleği bir tane bez cantasi vardi üzerini
ojeleriyle boyamisti minicik parmaklariyla... 
Annesi bir Osmanli kadiniydi kahvenin yaninda kayisi marmelati ikram ederdi. Misafirler gidince tüm marmelatlari ekmeğine sürüp bahçelerindeki agacin altinda oturtup iştahla yerdi. 
Bir ağaç sevgiyle meyve verir, bir ağaç kahkaha sesleriyle sekerlenir, bir ağaç göz yaşı ve öfkeyle böceklenir. Bol sekerli bir kayisi ağacı istiyorsaniz bir çekirdek ve biraz tebessüme ihtiyaciniz var...
 En samimi, en masum duygularınızı kayisi marmelati tadında yaşamanız dileğiyle...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu Adam Nereye Bakıyor Bilen Olmadı Daha?