Günün Kısa Hikayesi ''Yazsam Roman Olur''

İnsanın kendini anlatması ne çok zormuş.
Belki bir çoğumuz diyordur bunu yazsam roman olur diye...
Bende dedim, roman olmasada yazıyım birşeyler...
Ve en sevdiğim nostalji turu yapalim biraz,
Bahçeli kocaman bahçeli büyük bir evde doğdum . 
Kaç kişi taşınırken evin duvarlarını öper ? Vedalaşmak 6 yasindaki bir cocuk icin sarilmak ve öpmekmiydi?
Hiç unutmuyorum borulara kadar tüm evi hatta duvarları bile öpmüştüm :)
Taşınmadan bir kaç gün önce annemle babamın konuşmasını duymuştum... Babam anneme " hafta sonu taşıyacağız" dediğini duymuştum. Bu kelime beni cok heycanlandırmıştı. İlk defa taşınıyorduk...
Evizin altina tekerlekler takıp hep birlikde cekerek taşıyacağımızı düsünmüstüm. Şimdi ne kadar komik geliyor degil mi?
Ama minicik bi cocukken hafta sonunu iple çekmiştim. Veeeeeeee hayal kırıklığı...
Kapının önüne gelen büyük bir araç ve eşyalarımızı taşımamıza yardım için gelen bir kaç tane büyük abi... 
Çocuklarla eşyalarımız veya yiyeceklerimizi paylaşmayı cok severiz degil mi?
Abi bana elmasını vermişti... 
O elmayı unutmamış olmam güçlü bir hafızaya mi sahip olduğumu gösteriyor? 
Sanırım Hayir...
O elma benim için cok kıymetliydi çünkü hem bize eşyalarımızı taşırken yardım edip ve cok yorulup yiyeceğini yemeyip benimle paylaşmıştı.
Bir çocuğun minicik kalbine dokunmak bizim icin sıradan olan bir elma gibi onlar için pırlanta kadar kiymetli... 
Bu gün gözlerinizi kapatın ve düşünün çocukluğunuzda kalbinize dokunan ilk yetişkini ...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu Adam Nereye Bakıyor Bilen Olmadı Daha?