Kayıtlar

en güzel kitaplar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Günün Kısa Hikayesi ''Aşk Mektubu''

Resim
Yoğun teknoji en samimi duygularımızı öldürdü... Sevdiğiniz birine mektup yazmak istiyor ve ne yazacağınızı bilmiyorsaniz en doğru yerdesiniz. Başlayalim...  " Cok zor insanin duygularini anlatmasi...  Cok zormuş iliklerinine kadar işlemiş aşkı anlatmak.  Ama en güzeli, en derin, en ozel duygu sen konuştuğunda tüm seslerin sağır olması... Sen baktığında tüm gözlerin görmüyor olması...  Aşk üzerine destanlar, masallar, hikayeler yazılmış. Destanlari aglaticak, masallari durduracak, hikayeleri kifayetsiz birakicak bir aşksın sen...  Insanin gönlünden kanatlanan bir kuş varmış... Yükü kalbi , kalbi mecali kadarmış. Azad ettim kalbimdeki kuşu sen diye cirpiniyor minicik kanatlariyla... "

Günün Kısa Hikayesi ''Portakalımsı''

Resim
Cok soğuk kış günlerini bir çoğumuz hatırlarız... Çocukluğumda bana " en cok seni ne mutlu eder? " diye sorsalar, pazara gitmek derdim. Ozamanlar pazara gitmek günümüzün Starb oturmak gibiydi daha doğru ben ve ailem icin öyleydi.  Pazarda bu kadar cazip olan ne vardi? Aklıma geldikçe iştahımı kabartan muzlu gofret ve bir çok portakal... O zamanların portakalı bir başka kokardi. Kokusu nefesini kesicek kadar güçlüydü. Dalından yeni koparılmış kadar tazeydi. Ekmeğin 25 kuruş olduğu zamanlardi.. Her pazardan dönüşümüzde harika bir sofra kurulurdu. Yeni alinmiş tulum peyniri, biber ve kekikle harmanlanmış zeytin, salatalik, domates ve köy yumurtasimdan omlet... Günümüz çocuklarının mutlu olmak için cok fazla sebebi var. Pahalı oyuncakları, oyun salonları, telefon, tablet vb. Bizim bunlardan hic biri yoktu. Büyüklerimden kalan bir kaç oyuncağım dışında... Bunları bir tanıdığıma anlattığımda "benim çocukluğum bile olmadı hep calıştım" demişti. Günümüzde çocukl

Günün Kısa Hikayesi ''Bir Çiçek ''

Resim
Duygularimiz kaç yaşında oluşmaya başlar? Acaba anne karninda mi var oluyor duygularımız?  Cok küçüktüm... Belki 5 veya 6 yaşlarındayım, cok büyük bahçesi olan bir evimiz vardi. Bahçemizde inanilmaz güzel rengarenk ciceklerle doluydu. Bahcenin en sonunda sadece bir tane kirmizi gül vardi. Her gün heyacanla gülün büyümesini beklerdim ve bir gün büyüdü... Rengi kokusu harika bir gül olmuştu. Komsumuzun da benim yaslarimda bir oglu vardi cocuklugumun en yakın arkadaşı... Gülü kopardigim gibi onun yanina koşmuştum. Simdi merak ediyorsunuz degil mi ? En yakin arkadasim olan komsumuzun oglu aglamisti, cicegimin aynisindan istemişti. Aglayarak anneme gitmislerdi, annem tum ciceklerden muhtesem bir buket hazirlamisti.  Hangimiz hatirliyor ilk öfkeyi veya kıskançlığını?  Minicik bir yasta hissedemeyiz diyorsunuz belki... Her cocuk kocaman bir yetiskindir aslinda sadece yetiskin bireye göre daha masum ve temizdir. Onlari gozumuzde cocuk yapan bizleriz. Sobali evlerimizde kestan

Günün Kısa Hikayesi ''Gece''

Resim
Hepimizin en az bir kez düşündüğü bir soru nedir? Sanirim bunu ilk 6 yasimda dusunmeye baslamistim... Kimi insanlar çocukluğunu hatirlayamaz bense unutmadığım en büyük gerçekler sanirim. Buz gibi havada, tel pencerelerle örülü evimizin icinde perdemizin kenarindan görünen saksımızın ucundan izledigimiz karanlikda "acaba diğer insanlar ne hayatlar yaşıyor?" diye düşünmüşüzdür... Acaba neler yaşıyorlardı? Bir geceye en fazla ne sığdıra bilinirdi? Ya istediğimiz insani istediğimiz zaman gorebilseydik? Bir şairin sozlerinden anımsadığım kadariyla gece gunahlarin örtüldüğünü saniriz fakat gece saklayamadigimiz sırlarımız, hatirlamak istemediğimiz olaylarin sabahlarini beklemektir gece... Kimi sesler insani çileden çıkarır. Dudak sapirdatmak, cekirdek veya sakiz sesi bazen cekilmez hale gelir. Gecede boyledir, sesini duyan az ama cileden çıkanı cok... Ben seviyorum yinede geceyi beni hep daha cesur hissettirmistir. Cesur ve mutlu geceler...